<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>kurmaca bunlar</title>
	<atom:link href="http://kurmacabunlar.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com</link>
	<description>gel vatandaş, gel! kurmaca bunlar!</description>
	<pubDate>Wed, 14 May 2008 09:39:00 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
	<language>tr</language>
			<item>
		<title>Mart Defteri - 23 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/14/mart-defteri-23-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/14/mart-defteri-23-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 May 2008 09:39:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[23 Mart
Bu akşam çalıştık yine Necati ve İbrahim&#8217;le. Necatiler&#8217;in evi güzel bir yer. Annesi de sevimli bir kadın. Benim annem gibi ev hanımı o da. Bize güzel bir şeyler hazırlamıştı yiyecek. Bir de sütlü kahve içtik Mart Defteri. Sütlü kahveyi çok sevdiğimi Necati söylemiş annesine, o da benim için yapmış.
Çok şey öğrendim. Birçok şey daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">23 Mart</span></strong></p>
<p>Bu akşam çalıştık yine Necati ve İbrahim&#8217;le. Necatiler&#8217;in evi güzel bir yer. Annesi de sevimli bir kadın. Benim annem gibi ev hanımı o da. Bize güzel bir şeyler hazırlamıştı yiyecek. Bir de sütlü kahve içtik Mart Defteri. Sütlü kahveyi çok sevdiğimi Necati söylemiş annesine, o da benim için yapmış.</p>
<p>Çok şey öğrendim. Birçok şey daha mantıklı geliyor eskisine göre. Gerçi hala anlamadığım bazı konular var. Bazen olduğu gibi kabul etmek gerekiyor bazı konuları. Bazı formüller mesela. Onları her zaman anlayamayabiliyorsun. Anlamam mümkün olunca bana açıklıyorlar zaten. Bazı şeyler kabul ediliyor olduğu gibi, buna yapacak bir şey yok. Fizikte örneğin, o kadar çok kabul edilmiş değer var ki. Aslında neden böyle yaptıklarını anlayabiliyorum tabii. İşlemleri kolaylaştırmak için. Haklılar belki de.</p>
<p>Necati&#8217;nin güzel bir odası var. Küçük ve dağınık, ama güzel bir oda. Annesi biraz kızdı ona dağınıklık için, ama biz önemsemedik. Necati de önemsemedi zaten. Benim odama benziyor, sadece bir bilgisayarı var farklı olarak. İşte böyle.</p>
<p>Ama sana asıl önemli olan konuyu anlatmadım. Bunun sebebi bundan utanıyor olmam. Okulda olanlarla ilgili. Bunları anlatmak istediğimden de pek emin değilim aslında. Biri okur diye korkuyorum seni. Zannetmiyorum gerçi. Annem ve babam benim özel hayatıma saygı duyarlar. Yani sanıyorum öyle.</p>
<p>Kısaca bugün kavga ettim. Yani pek kavga sayılmaz. Birine vurdum. Bir sürü sorun oldu okulda. Anlatayım en iyisi, seni merakta bırakmayayım.</p>
<p>Bir ara teneffüste Necati&#8217;yle konuşuyorduk. Okulun koridorunda ayakta durup yaptığımız konuşmalardan biriydi. Necati sırtını duvara yaslamıştı, elleri cebindeydi. Her şey yolundaydı. Yani ne bileyim, kendimi uzun zamandır ilk defa iyi hissediyordum. Kafam bomboştu sanki. Havadan sudan konuşuyorduk. Sonra nasıl olduysa, konu Para Babası&#8217;na geldi. Aslında konuyu ben açtım.</p>
<p>&#8220;Necati?&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Evet?&#8221;</p>
<p>&#8220;Şu şarkı vardı ya? Para Babası. Onu kim yazmıştı?&#8221;</p>
<p>Yüzünü astı. &#8220;Ya, niye taktın bu kadar bu şarkıya?&#8221;</p>
<p>Biraz düşündüm. Niye bu kadar takmıştım gerçekten? Ama haklıydım bence. Benim hakkımda kötü şeyler söylüyordu o şarkı. Aptal değilim ben Mart Defteri. Yani eskiden öyle düşünüyordum, ama anladım ki ben o kadar aptal değilim. Benim kendimi aptal sanmama o şarkıyı yazan gibi insanlar sebep olmuşlardı. Necati yani.</p>
<p>&#8220;Sen mi yazdın?&#8221; dedim en sonunda cesaretimi toplayıp.</p>
<p>Güldü. &#8220;Allah Allah. Nereden çıkardın bunu?&#8221;</p>
<p>&#8220;Öyle bir şey duydum.&#8221;</p>
<p>Ciddileşti. &#8220;Kim söyledi bunu?&#8221;</p>
<p>&#8220;Boş ver.&#8221;</p>
<p>Durdu biraz. Yüzüme baktı. &#8220;Ben yazmadım Ernie.&#8221; dedi, &#8220;Neden öyle bir şey yazayım?&#8221;</p>
<p>Ne diyeceğimi düşünüyordum. Toparlar gibi olunca söyledim. &#8220;Eskiden aptal olduğumu düşünüyormuşsundur belki. Bence önemli değil o kadar. Sen yazdıysan, söyle.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ben yazmadım Ernie.&#8221; dedi tekrar ve yine güldü.</p>
<p>&#8220;Kim yazdı o zaman?&#8221;</p>
<p>Kafasını salladı. &#8220;Ya ne yapacaksın bunu? Kim yazdıysa, yazdı. Salağın biri yazdı işte.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ama merak ediyorum Necati. Bu benim için önemli.&#8221;</p>
<p>Ellerini çıkardı cebinden. Omzuma koydu bir elini. &#8220;Ben yazmadım Ernie.&#8221; dedi, &#8220;Kim söylediyse, yalan söylemiş. Kim söyledi peki bunu?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ramazan.&#8221; dedim istemeyerek.</p>
<p>Şaşırdı. &#8220;Allah Allah. O niye böyle bir şey söylesin ki?&#8221;</p>
<p>&#8220;Niye o kadar şaşırdın?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ramazan yazmadı ki şarkıyı.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kim yazdı Necati? Ne olur, söyle.&#8221;</p>
<p>Başını eğdi, gözlerini kapatıp iki parmağını göz çukurlarına bastırdı. &#8220;Şimdi ne yapacağım?&#8221; der gibi bir hali vardı.</p>
<p>Millet yanımızdan gelip geçiyordu. Zil çalmıştı ve derse girmemiz gerekiyordu. Bekledim biraz daha. Necati bir şey söylemedi. En sonunda yakasına yapıştım.</p>
<p>&#8220;Kim yazdı Necati? Söyle!&#8221; Sert çıktım herhalde biraz.</p>
<p>&#8220;Kerim.&#8221; dedi isteksiz bir ses tonuyla.</p>
<p>Hemen oradan ayrıldım. Bu Kerim&#8217;in yaptıkları artık canıma yetmişti zaten. On aradım deli gibi etrafta. Necati arkamdan geliyor ve beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Kolumu tutuyor, &#8220;Dur Tahir, delilik yapma!&#8221; diyordu. Ben kolumu hırsla çekiyordum elinden.</p>
<p>Kerim&#8217;i sınıfta buldum. Yanına gittim. Sırada oturuyordu. Bana baktı başında dikildiğim zaman.</p>
<p>&#8220;Ne oldu?&#8221; dedi gülerek.</p>
<p>&#8220;O şarkıyı sen mi yazdın Kerim?&#8221; dedim burnumdan soluyarak.</p>
<p>&#8220;Ne şarkısı lan?&#8221;</p>
<p>&#8220;Para Babası.&#8221;</p>
<p>Kalktı. Ciddileşti suratı. Yüzüme yüzünü iyice yaklaştırıp, &#8220;Ben yazdım, ne olacak?&#8221; dedi.</p>
<p>Ona yumruk attım Mart Defteri. Öyle bir vurdum ki sıranın üzerinden kayıp arka tarafa düştü. Pişmanım. Sinirle yaptım bunu.</p>
<p>Oktay Hoca çok kızdı. Olanları hocaların önünde anlatmak zorunda kaldık. Benim haklı olduğumu düşündüklerini sanmıyorum. Yani anlaşılabilirdi yaptığım, ama haklı değildim. Şiddete başvurmamalıydım.</p>
<p>Çok pişmanım Mart Defteri. Neyse, ceza falan almadım. Ama çok kötü bir gündü anlayacağın. Kerim&#8217;in tam gözünün üzerine vurmuşum. Gözünün çukuru morlukla doldu. Gözü de kanlandı.</p>
<p>Oktay Hoca çok kızdı ama. &#8220;Oğlum, sen böyle biri değildin, ne oldu sana?&#8221; dedi.</p>
<p>Başım önümde cevap verdim. &#8220;Özür dilerim hocam. Kendimi tutamadım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bana bak Tahir&#8221; dedi ciddi ciddi. Yüzüne baktım. &#8220;Şiddet hiçbir şeyi çözmez. Buna benzer bir şey daha olursa, ceza alırsın. Anladın mı?&#8221;</p>
<p>&#8220;Anladım hocam.&#8221;</p>
<p>Kerim&#8217;i de çok azarladılar. Hocalar hakkında şarkılar yazanın da o olduğu çıktı ortaya. Ama ona da ceza vermediler.</p>
<p>Çok utanıyorum Mart Defteri. Çok.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/36/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/36/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/36/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=36&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/14/mart-defteri-23-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 22 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/13/mart-defteri-22-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/13/mart-defteri-22-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 May 2008 09:38:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[22 Mart
Bugün çok değişik şeyler oldu yine Mart Defteri. Nereden başlasam anlatmaya? Dersten başlayayım en iyisi.
Bugün Fikret Hoca&#8217;nın dersi vardı, Matematik. Ne oldu biliyor musun? Sorduğu bir soruyu tahtaya kalkıp cevapladım. Evet, aynen böyle oldu. İnanabiliyor musun? Ben, bir matematik sorusunu tahtada cevapladım.
Sınıf şaşırdı. Hoca da şaşırdı.
&#8220;Sen artık çalışıyorsun ha, Tahir?” dedi Fikret Hoca bana.
&#8220;Biraz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">22 Mart</span></strong></p>
<p>Bugün çok değişik şeyler oldu yine Mart Defteri. Nereden başlasam anlatmaya? Dersten başlayayım en iyisi.</p>
<p>Bugün Fikret Hoca&#8217;nın dersi vardı, Matematik. Ne oldu biliyor musun? Sorduğu bir soruyu tahtaya kalkıp cevapladım. Evet, aynen böyle oldu. İnanabiliyor musun? Ben, bir matematik sorusunu tahtada cevapladım.</p>
<p>Sınıf şaşırdı. Hoca da şaşırdı.</p>
<p>&#8220;Sen artık çalışıyorsun ha, Tahir?” dedi Fikret Hoca bana.</p>
<p>&#8220;Biraz hocam.” dedim.</p>
<p>&#8220;Aferin oğlum.” Sonra sınıfa döndü. “Tahir&#8217;in ders çalıştığını gözümle gördüğüm için, ona sözlüden tam not veriyorum. Siz de çalışın, siz de alın.”</p>
<p>Tam notu verdi. Sonra yerime oturdum. İnanabiliyor musun? Matematikten tam not aldım. İbrahim&#8217;le Necati&#8217;nin anlattıklarını anlamışım demek ki.</p>
<p>Zaten İbrahim dedi ki, “Tebrikler Ernie. İnsanın anlattıkları aklında kalıyor. Senin gibisine ders anlatmak çok zevkli.”</p>
<p>Necati de tebrik etti. Öğle tatilinde yine çalıştırdılar beni. İbrahim&#8217;in deyimiyle, “kampa girmişiz.”</p>
<p>Belki de sandığım kadar aptal değilim Mart Defteri, ne dersin? Olabilir, değil mi?</p>
<p>Güzel oldu yani. Mutlu hissettim bugün kendimi. Bunun dışında çok değişik bir şey olmadı. Bir ara Kerim&#8217;le konuştuk. Kısa bir konuşmaydı.</p>
<p>Bir şeyler söyledi, hatırlamıyorum. Ben pek yüz vermedim.</p>
<p>&#8220;Ne oluyor sana Tahir?” dedi, “Akıllı numarası mı yapıyorsun?”</p>
<p>&#8220;Sen beni kandırıyorsun.”</p>
<p>&#8220;Ben herkesi kandırırım oğlum. Şaka onlar. Küstün mü yoksa?” dedi son cümleyi söylerken bebek sever gibi yaparak.</p>
<p>Elini ittim. “Kes be. Yalancı.” dedim.</p>
<p>&#8220;Aman aman. Sevsinler.” dedi ve gitti.</p>
<p>Sonra tahminlerime göre herkese anlattı benimle daha önce konuştuklarını. Çünkü Figen bana gelip ondan uzak durmamı söyledi.</p>
<p>&#8220;Duruyorum zaten, de sen niye öyle dedin?”</p>
<p>&#8220;Çok dalgacı biri. Seni kandırır.” dedi Figen.</p>
<p>&#8220;Biliyorum.”</p>
<p>İşte böyle. Akşam da Necati ve İbrahim&#8217;le çalışacaktık, ama İbrahim&#8217;in işi çıktı. Her halükarda artık çalışacağız. İşin garibi eskiden hiç hoşuma gitmezdi çalışmak, ama bugün olanlardan sonra canım çalışmak istedi yeniden. Çalışınca bir sonuç almak güzel bir şey.</p>
<p>Oktay Hoca&#8217;yla da konuştum bir ara. Kerim&#8217;le ilgili gelişmeleri anlattım. Gülümsedi.</p>
<p>&#8220;Oğlum,” dedi, “siz gençler bir garipsiniz. Hem arkadaşlığı her şeyden önemli sayıyorsunuz, hem de ona hiç saygı duymuyorsunuz. Üzüldüm. Ama kendini savunman güzel.”</p>
<p>&#8220;Hocam neden böyle yapıyor herkes?” dedim ben.</p>
<p>&#8220;Bir bilsem Tahir, bir bilsem.” dedi düşünceli bir şekilde. Sonra ekledi, “Necati ve İbrahim&#8217;le arkadaşlığın iyi olmuş. Ders çalışmana da sevindim. Kolay gelsin oğlum.”</p>
<p>&#8220;Sağ olun hocam.”</p>
<p>İşte böyle. Bir ara Ramazan&#8217;la karşılaştık yine teneffüste. Bana biraz hüzünlü baktı sanki. Belki de yaptıklarına pişman oldu. Bilemiyorum. Ne olduysa oldu, beni ilgilendirmez. Ama Mart Defteri, onun maskelerle yaşayan biri olduğunu biliyorum. Onun için üzülüyorum.</p>
<p>Akşam anneme Matematik dersinde olanları anlattım. Sevindi. “Aferin be oğlum. Bak, çalışınca oluyormuş demek ki.”</p>
<p>&#8220;Evet.”</p>
<p>&#8220;Bu Necati ve İbrahim iyi çocuklar. Onlarla devam et sen.”</p>
<p>&#8220;Tamam.” dedim. Sonra biraz durup aklımdan geçen bir şeyi sordum: “Anne, sence Ramazan pişman olmuş mudur?”</p>
<p>Yüzünü buruşturdu. “Aman, olmuşsa olmuştur, sana ne?”</p>
<p>&#8220;Bence pişmandır.” dedim.</p>
<p>&#8220;Boş ver oğlum.” dedi, “Sana arkadaş mı yok?”</p>
<p>Babam geldiği zaman, ona da anlattı annem olayı. O da çok sevindi. “Oğlum, aferin ya.” Ne dedi biliyor musun? Aynı şeyi: “Bak, çalışınca oluyormuş demek ki.”</p>
<p>&#8220;Evet baba.” dedim</p>
<p>&#8220;Sen,” dedi, “birayı bıraktıracaksın yani bana? Kararlı mısın?” Biraz sıkıntılı, biraz keyifli bir şekilde söyledi bunu.</p>
<p>&#8220;Bırakmanı isterim.” dedim.</p>
<p>Televizyona baktı biraz. Ben de döndüm baktım. Bir tartışma programı vardı. Adamlar konuşup duruyorlardı. Ne çok konuşan insan var televizyonda. Sanki bir şey söylüyorlarmış gibi. Ne kadar konuşsalar da, her şey olacağına varıyor, değil mi?</p>
<p>Sonra babam bana döndü. “Ne yalan söyleyeyim,” dedi, “bu sözü verirken senin sınıfı geçeceğine hiç inanmıyordum.”</p>
<p>Güldüm. Annem de güldü. Adam resmen birayı bırakmak zorunda kalmaktan korkuyor. Kendi açısından haklıydı belki. Ama sağlığına zarar veriyor artık. Kocaman bir göbeği var yani. Kalbi falan da çok iyi durumda değil. Karaciğeri daha büyük tehlikede.</p>
<p>Dedemin üç kardeşi sirozdan ölmüşler. Dedem ağzına alkol koymadığı halde, onun da karaciğerinde sorunlar var. Yani babamın durumu çok tehlikeli Mart Defteri. Bundan korkuyoruz biz.</p>
<p>Az önce Necati&#8217;yle konuştum telefonda. Yarın akşam bizi evine bekliyormuş. Ders çalışmak için. Annemlere sordum, olur dediler. İşin doğrusu, olanlardan sonra izin vermemelerini beklemiyordum zaten. Hatta gezeceğim bile desem izin verirlerdi herhalde.</p>
<p>Ramazan&#8217;ın pişman olabileceğini düşünüyorum hala biliyor musun Mart Defteri? Arada düşünüyorum bunu. Beni biraz olsun önemsiyor mu acaba? Merak ediyorum doğrusu. Yine Necati, Ahmet ve benimle beraber gezmek istiyor mu acaba?</p>
<p>Yüzünde neşesiz bir ifade vardı. İnsan ister istemez neden üzgün olduğunu merak ediyor. Belki kendi elleriyle berbat ettiği ilişkilerine üzülüyordur diyorum ben. Sen ne dersin?</p>
<p>Eğer öyleyse, artık çok geç herhalde.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/35/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/35/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/35/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/35/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/35/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=35&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/13/mart-defteri-22-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 21 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/08/mart-defteri-21-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/08/mart-defteri-21-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 May 2008 15:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[21 Mart
Bugün benim için çok değişik bir gündü. Ders çalıştım. İşin güzel tarafı, anladım da Mart Defteri. Bir de bir şey öğrendim. Aslında çok şey öğrendim tabii.
Bu sabah Necati&#8217;yi aradım ve konuşma arasında derslerden geçmek istediğimi de söyledim. Beni çalıştırabileceğini söyledi. İbrahim&#8217;le ikisini bize çağırdım.
Serin bir gündü. Yağmur yoktu, ama dışarıda hava çok güzel değildi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">21 Mart</span></strong></p>
<p>Bugün benim için çok değişik bir gündü. Ders çalıştım. İşin güzel tarafı, anladım da Mart Defteri. Bir de bir şey öğrendim. Aslında çok şey öğrendim tabii.</p>
<p>Bu sabah Necati&#8217;yi aradım ve konuşma arasında derslerden geçmek istediğimi de söyledim. Beni çalıştırabileceğini söyledi. İbrahim&#8217;le ikisini bize çağırdım.</p>
<p>Serin bir gündü. Yağmur yoktu, ama dışarıda hava çok güzel değildi. Bu nedenle kapalı bir yerde oturmak mantıklı bir fikirdi. İkisi bize geldiler. Çalıştık.</p>
<p>Önce anlattıklarını anlamakta zorlandım. O yüzden bana bir konuyu anlatırlarken, baştan başlayarak ele aldılar konuları. Yani çok temel bir ders aldım sayılır. Bilmediğim o kadar çok şey var ki, inanamazsın.<br />
İbrahim çok değişik bir çocuk. Ciddi, ağırbaşlı biri, ama arada bir espri patlatıyor birden. Benim de komik bulduğum espriler genelde. Bu açıdan iyi anlaştık onunla. Eğer o da beni sevdiyse, ne güzel. Sanırım sevdi.</p>
<p>Hep gömlek giyiyor. Okul dışında da. Kazak bile giyse, altında gömlek oluyor. Onu birkaç kez okul dışında görmüştüm. Hepsinde de gömlekliydi. Garip geliyor bana bu. Yani ben de gömlek giymeyi severim, ama her zaman da giymem. İlginç bir çocuk olduğu buradan belli bir kere.</p>
<p>Beni biraz matematik çalıştırdılar. Dersleri neden anlamadığım da ortaya çıktı. İbrahim dersleri çok iyi biliyor. Benim matematikte çok, ama çok geri olduğumu anlayınca bana her soruyu çözerken temel bilgiler de verdi. Verimli bir gündü yani.</p>
<p>En sonunda bazı soruları kendim çözebilir oldum. Güzel bir duygu. Bundan sonra beraber ders çalışmaya karar verdik.</p>
<p>Annem bize çay yaptı. Onların geleceğini öğrenince kek de yapmıştı. Yedik içtik. Güzel bir gündü.<br />
Üçümüz salondaki masada oturup çalışırken kendimi hem çok iyi hissettim, hem de biraz tuhaf. Hava biraz kapalıydı. Bu yüzden loş sayılabilirdi salon. Annem bu yüzden ışıkları yakana kadar, içimde bir sıkıntı var gibiydi. Işıklar yanıp salon sarı bir havaya bürününce rahatladım. Çok güzel oldu.</p>
<p>Babam gelene kadar çalıştık. Çok şey biliyorlar. Necati de bazı şeyleri öğreniyor bir yandan. Pek sohbet etmedik yani.</p>
<p>Bir ara, derse ara verdiğimize, biraz konuştuk. Ama havadan sudan. Hiç ciddi bir konuya değinmedik. Bugün sana anlatabileceğim değişik bir şey olmadı yani. Dersler bittikten sonraki konuşmalarımız dışında.</p>
<p>&#8220;Bunlar çok zor.&#8221; dedim ben arkama yaslanarak.</p>
<p>&#8220;O kadar zor değil Ernie.&#8221; dedi Necati, &#8220;Anlıyorsun en azından.&#8221;</p>
<p>&#8220;Anlıyor muyum gerçekten?&#8221;</p>
<p>&#8220;Tabii ki. Soruları çözer oldun baksana.&#8221;</p>
<p>İbrahim girdi araya. &#8220;Senin bu aptallık takıntın nedir ya Ernie?&#8221;</p>
<p>&#8220;Aptal hissediyorum kendimi.&#8221; dedim, &#8220;Sizce değil miyim?&#8221;</p>
<p>İbrahim arkasına yaslandı. &#8220;Sende aptalca bir şey görmedim ben. Aptalca bir söz sarfettiğini de görmedim. İnsanlardan kötü şeyler beklemiyorsun. Bu aptallık değil, cahillik sadece.&#8221;</p>
<p>&#8220;Öyle mi dersin?&#8221; dedim sevinerek.</p>
<p>&#8220;Bence asıl aptallar, sendeki bu safiyetin ne kadar güzel bir şey olduğunu göremeyenler. Ne yazık ki insanların çoğu aptal.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ama ben onlara uyamıyorum İbrahim. Tam olarak anlamıyorum niyetlerini.&#8221;</p>
<p>&#8220;Belki de daha iyidir bu. Bilemiyorum.&#8221;</p>
<p>Ben de bilemiyorum Mart Defteri. Ama sonunda bir fırsatını yakalamış olarak söze atıldım. &#8220;Ama Para Babası&#8217;nda benim aptallıklarımdan bahsediyor.&#8221; dedim ve göz ucuyla Necati&#8217;ye baktım. Suratını astı.</p>
<p>&#8220;Sen ne diyorsun Necati, o şarkıya?&#8221;</p>
<p>&#8220;Bence düpedüz gerizekalı işi.&#8221;</p>
<p>&#8220;Gerçekten mi?&#8221;</p>
<p>&#8220;Tabii.&#8221; dedi omzunu silkerek.</p>
<p>Acaba sormalı mıydım Mart Defteri? Şarkıyı yazana gerizekalı dediğine göre pişman olmalı, diye düşündüm. En sonunda sordum.</p>
<p>&#8220;O şarkıyı kim yazmıştı?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ne yapacaksın ki bunu?&#8221; dedi Necati hafifçe.</p>
<p>&#8220;Öğrenmek istiyorum. Şarkıyı yazanı bilirsem, benim hakkımda ne düşündüğünü daha iyi bilirim belki.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bilmesen daha iyi olmaz mı?&#8221; dedi. Bilmemi istemiyor muydu? Bildiğimi anlamamıştı demek ki. Sonra biraz yüzüme baktıktan sonra, &#8220;Hem bilirsen, intikam almak istemez misin?&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;İstemem herhalde. Sonunda şarkıyı yazan da benim arkadaşlarımdan biri.&#8221; Aslında çok kızgındım. Ama Necati&#8217;ye belli etmedim. Eğer özür dileseydi, gerçekten affedecektim. Ama bir türlü söylemedi.<br />
İbrahim girdi yine araya: &#8220;Ernie şarkıyı kimin yazdığı önemli değil. Biri yazmsaydı, bir diğeri yazabilirdi. Senin gerçeği anlamış olman önemli.&#8221;</p>
<p>&#8220;Peki o zaman.&#8221; dedim. Üzülmüştüm. Necati&#8217;nin o şarkıyı yazdığı için çok üzgün olduğunu sanıyordum. Bana bunu söylemesini isterdim. Ama söylemedi. İbrahim de biliyordu büyük ihtimalle, ama o da söylemedi. Böylece kapandı mesele.</p>
<p>Bütün sohbetimiz bundan ibaretti bütün gün. Onun dışında sürekli olarak ders çalıştık. Bana anlattılar konuları. Kendileri de tekrar etmiş olmuşlar.</p>
<p>Ama anladım biliyor musun Mart Defteri? Önümüzdeki haftanın konularını az çok biliyorum şu anda. Daha önceki konuları ise epeyce anladım. Demek ki biri anlatırsa, anlayabiliyormuşum.</p>
<p>Ben bu derslerden geçebilirim bence Mart Defteri. O zaman babam da birayı bırakır belki. Yalan söylemediyse tabii. O kadar çok yalancı var ki, kime güveneceğimi bilemiyorum.</p>
<p>Sana daha önce de dediğim gibi, hayat zor be Mart Defteri, zor.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/34/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/34/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/34/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/34/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/34/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=34&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/08/mart-defteri-21-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 20 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/07/mart-defteri-20-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/07/mart-defteri-20-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 May 2008 17:05:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[20 Mart
Bugün Kerim&#8217;le ilgili bir şey öğrendim Mart Defteri. Üzgünüm biraz. Aslında söz vermiştim, ama doğrusu memnunum yine de durumdan.
Necati&#8217;yle görüştük bugün bir ara. Beni aradı. Dışarıda buluştuk ve bir kafede oturduk. Havadan sudan konuştuk önce. Anlayacağın aramız iyi şimdilik. İbrahim de yanımızdaydı. Onunla da bir iki laf ettik. İbrahim&#8217;i de sevdim.
Necati&#8217;ye şu ilaç meselesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">20 Mart</span></strong></p>
<p>Bugün Kerim&#8217;le ilgili bir şey öğrendim Mart Defteri. Üzgünüm biraz. Aslında söz vermiştim, ama doğrusu memnunum yine de durumdan.</p>
<p>Necati&#8217;yle görüştük bugün bir ara. Beni aradı. Dışarıda buluştuk ve bir kafede oturduk. Havadan sudan konuştuk önce. Anlayacağın aramız iyi şimdilik. İbrahim de yanımızdaydı. Onunla da bir iki laf ettik. İbrahim&#8217;i de sevdim.</p>
<p>Necati&#8217;ye şu ilaç meselesini sözümü bozmadan nasıl anlattıracağımı düşünüyordum. Bir yolunu buldum sonunda.</p>
<p>&#8220;Necati?&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Evet?&#8221;</p>
<p>&#8220;Ya şöyle zekayı geliştiren bir ilaç olsa, değil mi? Benim için çok iyi olurdu. Sence var mıdır öyle bir ilaç?&#8221;</p>
<p>Güldü. İbrahim de güldü. &#8220;Yok Ernie. Öyle bir ilaç geliştiremediler henüz.&#8221; dedi Necati.</p>
<p>&#8220;Emin misin? Yan etkisi falan olabilir belki.&#8221;</p>
<p>&#8220;Nereden aklına geldi şimdi bu?&#8221;</p>
<p>Ne diyeceğimi bilemedim bir an. Ama hemen toparladım. &#8220;Bir arkadaştan böyle bir şeyin olduğunu duydum.&#8221;</p>
<p>Ciddileşti Necati. Ben de şaşırdım bu kadar ciddi sormasına. Meğer sebebi varmış. &#8220;Kimden duydun?&#8221;</p>
<p>&#8220;Duydum işte birinden.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ne dedi sana?&#8221;</p>
<p>Kendisinden bahsetmeden nasıl söyleyeceğimi düşündüm bunu. En sonunda anlatmaya karar verdim. Baştan sona, ama kendisinin ismini kullanmadan anlattım meseleyi. Anlayacağını biliyordum, ama anlamasında bir sakınca görmedim doğrusu.</p>
<p>Necati&#8217;yle İbrahim birbirlerine baktılar. En sonunda İbrahim bana dedi ki, &#8220;Bunu Kerim&#8217;den mi duydun?&#8221;</p>
<p>Söylemek istemiyordum Mart Defteri. Ama mecbur kaldım. Bana açıkça sordular. Söylemesem olmazdı, değil mi? Kendimi biraz kötü hissediyorum, ama söyledim.</p>
<p>&#8220;Evet.&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Bunun gibi başka şeyler de anlattı mı?&#8221;</p>
<p>&#8220;Bir sürü. Çok şey biliyor o.&#8221;</p>
<p>İkisi de sustular. Necati İbrahim&#8217;in omzuna vurdu hafifçe. İbrahim birden kalktı. &#8220;Ben,&#8221; dedi, &#8220;biraz dolaşacağım. Hadi görüşürüz.&#8221;</p>
<p>&#8220;Görüşürüz İbrahim.&#8221; dedim ben.</p>
<p>Necati&#8217;yle ben kalınca, o bir süre düşündü sanki. Ben bu ilaç meselesini bana anlatacağını sanıyordum. Ama o bambaşka bir şey söyledi. Daha doğrusu sordu.</p>
<p>&#8220;Kerim sana neler anlattı başka?&#8221;</p>
<p>Anlattım aklıma gelenleri. Dikkatle dinledi Necati. Hiç bir şaşırma belirtisi göstermedi anlattıklarım karşısında. Ne tuhaf çocuk, diye düşündüm ben de. Meğer bir bildiği varmış.</p>
<p>Ben anlatmayı bitirince, bana baktı ve tek bir şey söyledi. &#8220;Bence Kerim&#8217;le görüşme sen artık.&#8221;</p>
<p>Şaşırdım. &#8220;Neden?&#8221;</p>
<p>Öne doğru eğildi. &#8220;Bak Ernie, sen iyi bir çocuksun. Aptal da değilsin. Çok şeye yabancısın bizim toplumumuzda.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bence aptalım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Öyle mi? O hikayeyi sen yazmadın mı? Zeki bir insanın yazdığı bir hikayeye benziyordu. İçinde flashback falan vardı.&#8221;</p>
<p>&#8220;O sadece bir hikaye.&#8221;</p>
<p>Kafasını salladı. Ondan sonra elini hafifçe kaldırarak şöyle dedi: &#8220;Ernie, sen akıllı bir adamsın. İnsanlara çok fazla güveniyorsun sadece. Aptal insanlardan bir farkın var. Sen bilmediğin için böylesin. Sana söylüyorum. Kerim&#8217;le görüş istersen, ama bil ki senin çok iyiliğini istemiyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;Nasıl yani?&#8221;</p>
<p>&#8220;Sen birçok şeyi bilmediğin için seninle dalga geçiyor anlamıyor musun? Sana İtalyan mafyası market sahibi mantıklı geliyor mu? Düşün biraz. İnsanlar sana bir şey söylediğinde biraz düşün lütfen.&#8221;</p>
<p>Düşündüm Mart Defteri. Düşündüğüm şuydu: Aslında Kerim&#8217;in söylediklerinin hiçbiri kafama o kadar yatmamıştı. Hepsinde garip taraflar vardı. Bunları fark ettiğim halde üzerinde durmamıştım. Kerim&#8217;in bana yalan söylemesi için bir sebep olmadığını düşünmüştüm.</p>
<p>Ama bana yalan söylemesi çok saçma değil mi Mart Defteri? İnsan bu kadar gereksiz yalanları niye söyler ki? Neden söylemiş olabilir? Bunları düşündüm. Benim söylediklerinin yalan olduğunu anlamamamın nesi komik olabilir ki? Buna gerçekten gülüyor muydu?</p>
<p>Yani çok saçma değil mi Mart Defteri? Bir insanın bir şeyi bilmemesinin nesi komik olabilir ki? Bunu anlamıyorum.</p>
<p>&#8220;Yani yalan mı söylüyordu?&#8221; dedim.</p>
<p>Kafasını salladı. &#8220;Maalesef.&#8221;</p>
<p>&#8220;Ama neden Necati? Neden herkes yalan söylüyor? Anlamıyorum.&#8221;</p>
<p>Sıranın üzerinde duran elime vurdu. &#8220;Bunu kimse anlamıyor Ernie. Ben de anlamıyorum. Ama bu böyle. Kendini koruman gerek. İnsanlar yalan söylüyorlar. Bir de kendilerini çok iyi insanlar sanıyorlar.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sen bana yalan söylemezsin değil mi Necati?&#8221;</p>
<p>Gülümsedi. &#8220;Söylemem.&#8221;</p>
<p>İşte böyle Mart Defteri. Yine biraz üzgünüm. Bu yalan meselesini anlayamıyorum. İnsanların benim sandığım kadar dürüst olmadığını anlamış oldum bugün. Bundan sonra insanların söylediklerini iyice düşünmem gerekecek herhalde.</p>
<p>Tabii bu konuşmadan sonra Kerim&#8217;e yüz vermedim. Beni aradı ve bir şeyler anlatmaya kalktı. Ama hiç cevap vermedim. Yürüdüm gittim.</p>
<p>Kime güveneceğimi bilemiyorum artık. Ne zaman neden yalan söylediklerini anlayamıyorum. En iyisi kimseye fazla güvenmemek galiba. Necati&#8217;nin söylediği sözlerin mantığıma yatmayan tarafı olmuyor genelde. Ona güvenebilirim sanırım.</p>
<p>Şarkıyı yazmış olmasına rağmen, onunla aramızın iyi olmasından memnunum. Bunun için benden bir kez özür dileseydi, çok mutlu olurdum. Neyse artık.</p>
<p>Farkında mısın Mart Defteri, üç haftada ne kadar çok olay oldu? Arkadaşlarımla inişli çıkışlı bir sürü ilişkim oldu. Kaç kişiye küstüm iki haftadır. Garip doğrusu.</p>
<p>Belki de en iyisi, az ve öz arkadaş sahibi olmaktır, ne dersin Mart Defteri? Ben herkesle iyi geçinmek istiyorum, ama herkes benimle iyi geçinmek istemiyor belli ki. Nedenini anlamıyorum, ama durum bu.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/32/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/32/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/32/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/32/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/32/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=32&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/07/mart-defteri-20-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 19 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/06/mart-defteri-19-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/06/mart-defteri-19-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:06:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[19 Mart
Bugün Necati&#8217;yle konuştum Mart Defteri. Güzel bir konuşma yaptık. Fazla derine inmedik, ama herhalde zamanla o da olur. Ayrıca çok garip şeyler öğrendim bugün onun hakkında.
Teneffüste bir şeyler okuyordu. Bu okuma adetini de yeni çıkardı. Herhalde İbrahim&#8217;in etkisiyle. İbrahim çok okur. Eline ne geçerse okur. Necati&#8217;ye güzel kitaplar tavsiye etmiştir herhalde. Yanına gittim.
&#8220;Merhaba Necati.&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">19 Mart</span></strong></p>
<p>Bugün Necati&#8217;yle konuştum Mart Defteri. Güzel bir konuşma yaptık. Fazla derine inmedik, ama herhalde zamanla o da olur. Ayrıca çok garip şeyler öğrendim bugün onun hakkında.</p>
<p>Teneffüste bir şeyler okuyordu. Bu okuma adetini de yeni çıkardı. Herhalde İbrahim&#8217;in etkisiyle. İbrahim çok okur. Eline ne geçerse okur. Necati&#8217;ye güzel kitaplar tavsiye etmiştir herhalde. Yanına gittim.</p>
<p>&#8220;Merhaba Necati.&#8221; dedim.</p>
<p>Kafasını kaldırdı kitaptan. Yüzü aydınlandı birden beni görünce. &#8220;Merhaba.&#8221;</p>
<p>&#8220;N&#8217;aber?&#8221;</p>
<p>&#8220;İyilik. Senden?&#8221; dedi ve parmaklarını kitabın arasına koyup kitabı kapattı.</p>
<p>&#8220;İyiyim ben de. Ne okuyorsun?&#8221;</p>
<p>&#8220;Roman. Güzel bir şey.&#8221;</p>
<p>Onun önündeki sıraya ona dönük bir şekilde oturdum. Bana baktı. Ben ne diyeceğimi bilemedim. O konuştu neyse ki: &#8220;Bana kızgın değilsin artık herhalde.&#8221;</p>
<p>&#8220;Değilim.&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Sevindim. Ben senin iyiliğini istedim sadece.&#8221;</p>
<p>&#8220;Biliyorum. Haklıydın. Ramazan&#8217;a çok kızgınım.&#8221;</p>
<p>Bir şey demedi. Ben konuştum bu sefer: &#8220;Hikayeni çok beğendim.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sağ ol. Seninki kadar güzel değil.&#8221;</p>
<p>&#8220;Dergiye göndermem konusunda ciddi miydin?&#8221;</p>
<p>&#8220;Kesinlikle.&#8221;</p>
<p>Kafasını önüne eğdi. Bir şeyler düşünüyordu, ama ne düşündüğünü anlayamadım. Bazen insan düşünceleri okuyabilmeyi ne kadar istiyor.</p>
<p>Ama bu da kötü bir şey olurdu herhalde, değil mi Mart Defteri? Hiç duymak istemeyeceğin şeyleri de duyardın. İnsanların bilmemen gereken sırlarını bilirdin. Taşıması zor bir yük olurdu herhalde bu. Düşündüm de, bunu istemezdim pek.</p>
<p>Sonra bir süre konuşmayınca, &#8220;Görüşürüz.&#8221; dedim ve yanından uzaklaştım. Ama konuşmayı çok istiyordum. Yine de bugün için bu kadar yeterdi herhalde. Şimdilik iyiyiz yani.</p>
<p>Mutluyum, biliyor musun Mart Defteri? Eski arkadaşlarının hepsini birden kaybetmek güzel olmuyor. Ramazan&#8217;la Ahmet&#8217;i kaybettim zaten.</p>
<p>Bugün Kerim de geldi. Biraz da onunla konuştuk. Bana anlattıklarını nereden öğrendiğini sordum.</p>
<p>&#8220;Benim kulağım deliktir.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Nasıl yani?&#8221;</p>
<p>&#8220;Yani ben çok şey duyarım. İnsanlar birçok şeyi gelip bana anlatırlar.&#8221;</p>
<p>Sonra uzun bir şeyler anlattı. Çoğu ilginç şeylerdi. Ama en ilginci Necati&#8217;yle ilgili olandı. Sana da anlatayım.</p>
<p>Necati eskiden, nasıl desem, çok aptalmış. Beni bunun için iyi anlıyormuş. Bana acıyormuş. Sonra alerjik olduğu için kullandığı bir ilaç zekasını geliştirmiş. Annesi ve babası yıllar sonra fark etmişler. İlkokulda sınıfta kalıyormuş Necati, ama sonra ilacı kullanmaya başlayınca dersleri çok iyi olmuş.</p>
<p>Sonra fazla zeki olduğu için dersleri boş vermiş. &#8220;Nasıl olsa geçerim.&#8221; diye düşünüyormuş. İşin kötüsü kullandığı ilaç sonradan yasaklanmış. Necati&#8217;nin babası ilacın etkisini herkese anlatmaya çalışmış. Zekasının geliştiğini göstermeye çalışmış. Ama kimse onlara inanmamış. Hatta rakip ilaç firmaları babasına susması için para teklif etmişler. Olmayınca televizyona çıkmasına engel olmuşlar. Bu konu da öylece unutulmuş.</p>
<p>Necati bir zamanlar kafasının fazla çalışmadığını kimsenin bilmesini istemiyormuş. Bu yüzden kimseye söylemiyormuş bunu. Kerim de bunu babasından öğrenmiş. Babası Necati&#8217;nin babasını tanıyormuş. Bana bunları Necati&#8217;ye söylememem için söz verdirdi.</p>
<p>Çok garip değil mi Mart Defteri? Necati&#8217;nin bir zamanlar aptal olduğuna inanabiliyor musun? Bu kadar zekası geliştiğine göre çok etkili bir ilaç olmalı o. Keşke ben de öyle bir ilaç bulabilsem. Ne güzel olurdu, değil mi? Herkesin ne yapmak istediğini anlardım. Böylece ne düşündüklerini bilmeme de gerek olmazdı.</p>
<p>Bunu Necati&#8217;ye sormak isterim aslında. Söz verdiğim için soramıyorum. Neyse, belki bir gün kendisi anlatır bana.</p>
<p>Okuldan sonra da Kerim&#8217;le dolaştık biraz. Bugün yağmur durmuştu, ama her yerde yağmurun izleri vardı. Sokaklar çamurlanmıştı. Hava da tekrar yağabilecek gibi şu anda.</p>
<p>Akşam anneme olanları anlattım. Baştan sona. Çocuklarla niye küstüğümü, şarkı meselesini, hepsini anlattım. Necati&#8217;yle barıştığımı söyledim.</p>
<p>Necati&#8217;yle barışmam annemin hoşuna gitti. Ama geri kalanına biraz bozuldu. &#8220;Arkadaşlarının seninle paran için birlikte olduğunu niye anlamıyorsun oğlum?&#8221;</p>
<p>&#8220;Anlayamadım işte.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bunu anlamayacak bir çocuk değilsin sen. Hakkını savunman lazım.&#8221;</p>
<p>Biraz düşündüm. Bunu niye anlayamadım gerçekten? Herhalde arkadaşlarıma fazla güveniyorum ben. Amerika&#8217;da insanlar, en azından benim tanıdığım insanlar, bu tür konularda yalan söylemezlerdi. Gerçi benim tanıdıklarım çocuklardı orada.</p>
<p>Çocuklar çok daha iyi oluyorlar, değil mi? Kafamızda bin bir türlü düşünce oluyor çocukken, ama çoğu başkalarının kötülüğü için olmuyor. Kendi rahatımızı veya eğlencemizi biraz fazla düşünüyoruz ama çocukken. Biraz bencil oluyoruz belki, ama kesinlikle kötü kalpli olmuyoruz. Çocuk olmayı özledim Mart Defteri. Her şey çok kolaydı o zaman.</p>
<p>Annem bunu duyunca çok üzüldü doğrusu. Babama da anlatmadı bunu. O kadar üzüldü yani anlayacağın. Bana bir sürü nasihat etti. Arkadaşlarıma dikkat etmem konusunda. Kendi malının kıymetini bil, dedi. Paranı herkese harcatma, dedi. Konuştu da konuştu.</p>
<p>Onun üzülmesi hiç hoşuma gitmiyor. Keşke elimden gelse de, annemi ve babamı hiç üzmesem. Ama elimden gelmiyor işte. Derslerime çalışsam ve doğru dürüst arkadaşlarım olsa, onlara yeterdi belki. Bana da yeter aslında.</p>
<p>Babama anlatmadı annem bunu. Onun haklı olmasından o da hoşlanmıyor. Babam birasını içip oturdu akşam. Keyfi yerindeydi.</p>
<p>İşte böyle. Mart Defteri, Necati&#8217;nin içtiği o ilaçtan bulsam keşke. Zekam gelişse, belki sorunlarımın çoğu sona ererdi. Neyse.</p>
<p>Seni kimse okumasın Mart Defteri. Bunu hiç istemiyorum.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/30/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/30/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/30/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=30&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/06/mart-defteri-19-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 18 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/05/mart-defteri-18-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/05/mart-defteri-18-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 21:07:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[18 Mart
Yağmur yine başladı Mart Defteri. Çok da şiddetli yağıyor yine. Artık yaz gelse keşke. Okul da kapansa artık. Ama dersleri de geçsem. En azından biraz çalışsam. İçimden hiç gelmiyor ki. Doğrusu şu, çalışamayacak kadar gerisindeyim sınıfın.
Kerim de gelmedi bugün. Biraz sıkıldım okulda. Figen ve Rabia&#8217;yla takıldım. Kerim&#8217;i okul çıkışında aradım. Grip olmuş. Geçmiş olsun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">18 Mart</span></strong></p>
<p>Yağmur yine başladı Mart Defteri. Çok da şiddetli yağıyor yine. Artık yaz gelse keşke. Okul da kapansa artık. Ama dersleri de geçsem. En azından biraz çalışsam. İçimden hiç gelmiyor ki. Doğrusu şu, çalışamayacak kadar gerisindeyim sınıfın.</p>
<p>Kerim de gelmedi bugün. Biraz sıkıldım okulda. Figen ve Rabia&#8217;yla takıldım. Kerim&#8217;i okul çıkışında aradım. Grip olmuş. Geçmiş olsun demek için evine gitmeli miydim acaba?</p>
<p>Figen ve Rabia iyi kızlar. Okulda benimle ciddi ciddi muhabbet eden ender insanlardan ikisi de.</p>
<p>&#8220;Bence,&#8221; dedi Rabia, &#8220;sen hikaye yazmalısın bundan sonra. Ne de olsa Ernest&#8217;sın artık.&#8221;</p>
<p>&#8220;Becerebileceğimden emin değilim.&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Deli misin oğlum?&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Sen gördüğüm en güzel hikaye yazan adamsın.&#8221; dedi Figen.</p>
<p>&#8220;Sağ ol Figen.&#8221; dedim mütevazi görünmeye çalışarak.</p>
<p>Uzun zaman sonra ilk kez bu kadar ciddi bir konuşma yaptım kızlarla. Kimleri okuduğumu sordular.</p>
<p>Ben genelde hikaye okurum aslında Mart Defteri. Romanlarla pek aram yoktur. Filmler gibi. Roman okumak film izlemekten daha zevkli, ama çok uzun be. Sıkılıyorum. Yani bir yerde biteceğini biliyorum. Ayrıca romanları filmlerden daha iyi anlıyorum. Sevmiyorum diyorsam, okumadığımı sanma Mart Defteri.</p>
<p>Klasiklerden epeyce okudum. Çoğunu çok sevdim. Yenilerden de okudum. Ama biraz aceleciyim herhalde, hikaye okumak daha zevkli. Bir an önce sonuca ulaşıyorsun. Bu nedenle ben hikaye yazmalıyım belki de, dedikleri gibi.</p>
<p>Bana Ernest demeleri boşuna değil aslında Mart Defteri. Çünkü bundan bir yıl önce Hemingway&#8217;in yazarlara tavsiyelerini okumuştum. Niye okumuştum bilmiyorum, ama aklımda kalmış. Kısa cümleler kurmak, basit bir dil kullanmak gibi tavsiyeleri vardı. Bunları okuyunca bazı romanları neden daha rahat okuduğumu anladım. Onlar aklımda kalmış işte.</p>
<p>Neyse. Bu arada adım artık Ernest değil. Çoğu hala Ernest diyor, ama bir kısım adımı çoktan Ernie&#8217;ye çevirdi. Bu isimde bir seri film kahramanı vardı. Çok aptal biriydi. Sonunda her zaman başarılı olurdu, ama çok aptaldı işte. Beni bu isimle çağırmaları biraz canımı sıkıyor, ama sebebi iyi en azından. Beni ona değil, Hemingway&#8217;e benzetiyorlar. Şükretmem gerekir.</p>
<p>Ramazan&#8217;a rastladım koridorda bir ara. Bana ters ters baktı. Yanında Ahmet de vardı, ama o bakmadı bana. Yanımdan geçerken, &#8220;Ernie mi oldun lan?&#8221; dedi.</p>
<p>Bir şey demedim. O devam etti: &#8220;Artık havanı atarsın. Hikayeci.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kimseye hava atmak istemiyorum.&#8221; dedim ben, &#8220;Sadece arkadaş olmak istiyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Arkadaşlarını satıyorsun ama.&#8221; dedi ve uzaklaştı.</p>
<p>Ben arkasından bağırdım. &#8220;Ne arkadaş, ne arkadaş!&#8221;</p>
<p>Böyle işte. Bir de Necati&#8217;yle ufak bir konuşmam oldu. Fazla uzun olmadı gerçi.</p>
<p>&#8220;Tahir,&#8221; dedi, &#8220;bence hikayeni bir yerlere göndermelisin.&#8221;</p>
<p>&#8220;Nereye mesela?&#8221;</p>
<p>&#8220;Bir dergiye falan. Bilemiyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Boş ver.&#8221;</p>
<p>Ama fark ettim ki, bu kez o kadar kötü davranmadım ona. İçimden ona kötü davranmak gelmiyor. Bana yaptığı da o kadar kötü bir şey değil aslında. O şarkı çok kötüydü, ama nihayetinde bir şakaydı.</p>
<p>Belki Necati&#8217;yle aramı düzeltmeliyim artık Mart Defteri. Ama aklımdan o sözleri çıkaramıyorum:</p>
<p>&#8220;Bana da para ver Para Babası,<br />
Ben isterim, sen verirsin, böyle burası.<br />
Burası Amerika&#8217;ya benzemez oğlum,<br />
Kalın değil bizim o kadar ensemiz oğlum.&#8221;</p>
<p>Düşündüm de, o kadar kötü değil aslında. Ne diyorum biliyor musun Mart Defteri? Bence Necati&#8217;yi affetmeliyim artık. Ben insanlara uzun süre küsecek biri değilim. Ne dersin?</p>
<p>Bilemiyorum işte.</p>
<p>Bir ara da İbrahim&#8217;le konuştuk. &#8220;Ernie,&#8221; dedi, &#8220;sende kimsenin keşfetmediği bir cevher gizliymiş.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sağ ol İbrahim.&#8221; dedim.</p>
<p>Güldü. &#8220;Ama bu biraz da senin suçun, değil mi?&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Niye?&#8221;</p>
<p>&#8220;Kendini satmayı bilmiyorsun be Tahir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Olabilir.&#8221;</p>
<p>Bu kadar. Bugün olan bütün önemli olaylar bunlar. Yani pek önemli bir gün değildi. Hareketsiz, sakin bir gündü. Okuldan dönene dek.</p>
<p>Akşam eve geldiğimde ise bir telefon trafiği daha vardı. Kuzenler aradılar tek tek. Ne espriler yapmadılar ki? &#8220;Oğlum meşhur bir yazar olursan, seni öldürür mirasına konarız.&#8221; mı demediler, &#8220;Orhan Pamuk&#8217;tan sonra seni tanırım.&#8221; mı demediler? Uzun uzun konuştuk. Ben fazla övmelerini istemedim beni, ama övdüler işte.</p>
<p>Belki de insanın en iyi arkadaşı ailesidir, ne dersin Mart Defteri? Kuzenler Ankara&#8217;da değiller ama. Keşke olsalardı.</p>
<p>Ama düşünüyorum da, ben sanırım Necati&#8217;yi affedeceğim. Bunun gururuma bir zarar verip vermeyeceğini bilemiyorum. Ama çok gururlu olmaktan bıktım. Ben gururumla değil, arkadaşlarımla yaşamak istiyorum. Ne dersin? Onu affetsem mi?</p>
<p>Aslında bunu sorduğuma göre, affettim bile değil mi? Yarın Necati&#8217;yle konuşacağım. Evet Mart Defteri, kararım bu. Yarın İbrahim&#8217;le de konuşayım. İkisiyle muhabbet edeyim biraz.</p>
<p>Belki Kerim de bize takılır biraz. Neden olmasın? Kerim, Necati, İbrahim ve ben grup oluruz belki. Gerçi pek uyumlu bir grup olmaz gibi görünüyor. Kerim&#8217;le İbrahim&#8217;in anlaşacaklarından emin değilim. Pek konuştuklarını görmedim. Necati de Kerim&#8217;i pek sevmez. Neyse, iki tarafla ayrı ayrı takılırım ben de.</p>
<p>Çok rahatladım. Necati&#8217;yi affediyorum ve bu beni çok rahatlatıyor. İnsan affetmeyi öğrenmeli. Bu bir erdemdir, değil mi?</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/29/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/29/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/29/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/29/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/29/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=29&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/05/mart-defteri-18-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 17 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/04/mart-defteri-17-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/04/mart-defteri-17-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 14:57:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[17 Mart
Evet Mart Defteri, uzun zamandır korktuğum başıma geldi. Bugün hikayemi sesli olarak okuttu Oktay Hoca sınıfta. Necati&#8217;yle ben sırayla kalkıp hikayelerimizi okuduk.
Sana anlatayım olanları bu noktada.
Bizim sınıfın panosu tahtanın yanındadır. Yani sıraların karşısında yer alıyor. Oktay Hoca önce Necati&#8217;yi çağırdı. Necati panonun yanında durdu.
&#8220;Oku bakalım hikayeni Necati.&#8221; dedi.
Necati hikayesini okudu. Herkes beğendiğini belli eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">17 Mart</span></strong></p>
<p>Evet Mart Defteri, uzun zamandır korktuğum başıma geldi. Bugün hikayemi sesli olarak okuttu Oktay Hoca sınıfta. Necati&#8217;yle ben sırayla kalkıp hikayelerimizi okuduk.</p>
<p>Sana anlatayım olanları bu noktada.</p>
<p>Bizim sınıfın panosu tahtanın yanındadır. Yani sıraların karşısında yer alıyor. Oktay Hoca önce Necati&#8217;yi çağırdı. Necati panonun yanında durdu.</p>
<p>&#8220;Oku bakalım hikayeni Necati.&#8221; dedi.</p>
<p>Necati hikayesini okudu. Herkes beğendiğini belli eden sesler çıkardı. Necati ayakta dururken, onun hikayesini sanki meşhur bir yazarın hikayesini anlatıyormuş gibi yorumladı.</p>
<p>Ben bu arada ne kadar heyecanlandım tahmin edebilirsin. Bir yalan uydurup sınıftan kaçmayı bile düşündüm. Necati de heyecanlıydı belli ki.</p>
<p>&#8220;İnsan,&#8221; dedi Oktay Hoca, &#8220;her durumda kullanılabilir. Arkadaş sandığı insanlar onunla sadece çıkar için birlikte olabilirler. Sizin yaşlarınızda bunu anlamak çok daha zordur. Ama yaşınız ilerledikçe bunu daha iyi anlayacaksınız.&#8221; dedi.</p>
<p>Bunları söylerken bana da baktı bir ara. Ben Necati&#8217;nin hikayesi hakkında düşünemiyordum ki. Onun gibi iyi okuyabilecek miydim hikayemi? Herkes gülecek miydi? Oktay Hoca anlatmaya devam ediyordu hikayeyi.</p>
<p>&#8220;İnsanlara olan güveninizden dolayı bazen doğru söyleyenleri de suçlarsınız. Mesela anneniz ya da babanız arkadaşlarınıza pek güvenmediğinde onlara kızarsınız. Ama onlar tecrübe ile konuşmaktadırlar aslında.&#8221;</p>
<p>Sonra durdu, gözlüğünü çıkardı, cebinden çektiği güderiye silerken, &#8220;Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Teşekkürler Necati. Güzel bir hikaye olmuş. Oturabilirsin.&#8221;</p>
<p>Necati oturdu yerine. Sonra Oktay Hoca bana baktı. &#8220;Ama,&#8221; dedi, &#8220;bu haftanın en güzel yazısı Tahir arkadaşınızdan geldi. Gel bakalım Tahir.&#8221;</p>
<p>Kalktım, ama bacaklarım pek bana uymuyordu sanki. Dizlerimin bağı çözülecek gibiydi her an. Gittim, panonun önünde durdum.</p>
<p>&#8220;Oku bakalım Tahir.&#8221; dedi Oktay Hoca.</p>
<p>Hikayeyi ağır ağır, yanlış yapmamaya çalışarak okudum. Bitince hocaya döndüm. Ama hoca da, ben de sınıftan gelen tepkiyle şaşırıp, o tarafa döndük. Sınıfta ne oldu biliyor musun Mart Defteri? Müthiş bir alkış koptu.</p>
<p>Bazı arkadaşlar olayı abartıp ayağa kalktılar alkışlarken. &#8220;Bravo!&#8221; falan diye bağıranlar oldu. Bunu bilemezsin Mart Defteri. Nasıl mutlu oldum, nasıl utandım&#8230; Elimi kaldırıp &#8220;Tamam, tamam.&#8221; der gibi hafifçe salladım. Ama onlar alkışlamaya devam etti.</p>
<p>Bir süre sonra alkışlar dindi. Oktay Hoca girdi söze.</p>
<p>&#8220;Beğendiniz değil mi?&#8221; dedi. &#8220;Arkadaşınız farklı olan insanlara bakışımızla ilgili profesyonellere yakışır bir hikaye yazmış. Bana Hemingway&#8217;in tarzını hatırlattı. Güçlü, vurucu, akıcı. Çok güzel.&#8221;</p>
<p>Bana baktı. &#8220;Aferin Tahir.&#8221; dedi. Sonra sınıfa döndü tekrar. &#8220;Hepimizin farklı olan insanlara karşı bir önyargımız vardır. Olmasa bile, bazen onların onlara farklı olduklarını hatırlatmamızın ne kadar rahatsız edici olduğunu bilmeyiz. Onların neler hissettiğini fazla düşünmeyiz. Bizim için sadece bizden farklı olmaları önemlidir. Bunu çok güzel anlatmış arkadaşınız. Oturabilirsin Tahir.&#8221;</p>
<p>Oturdum yerime. Sonra bir şey daha oldu Mart Defteri. Sınıftakiler hocaya baskı yapmaya başladılar. &#8220;Hocam onlara sözlü notu verin.&#8221; Bize tam not vermesini istediler.</p>
<p>&#8220;Verelim mi arkadaşlarınıza tam not?&#8221;</p>
<p>Herkes alkışladı. Oktay Hoca, &#8220;Tamam.&#8221; dedi ve ikimize tam not verdi. Bu hayatımın en ilginç olayıydı Mart Defteri. Tam anlamıyla kısacık hayatımın en ilginç olayıydı. Bunu asla unutmayacağım.</p>
<p>Yani güzel bir gündü. Hayatımda ilk defa bir işi diğerlerinden daha iyi yaptım. İlk defa alkışlandım. İlk defa tam not aldım hatta. Çok güzeldi Mart Defteri.</p>
<p>Peki sana daha ilginç bir şey söyleyeyim mi Mart Defteri? Bana bir lakap taktılar. Ernest. Hemingway&#8217;e benzettiği için Oktay Hoca hikayemi, teneffüste herkes bana Ernest dedi sınıfta. Adım Ernest oldu bugün. Bakalım kaç gün sürecek?</p>
<p>Necati yanıma geldi. &#8220;Boğaç Han gibi isim kazandın Ernest, helal olsun.&#8221; dedi, güldü. Ben oralı olmadım pek. O da gitti.</p>
<p>Akşam okul çıkışında biraz düşündüm eve giderken. Necati fena bir çocuk değildi aslında. Belki de onu affetmeliyim. Ama gelip özür bile dilemedi Mart Defteri. Özür bile dilemeyen birini neden affedeceğim ki? Belki zamanla ben de unuturum bu olanları.</p>
<p>Kerim de geldi yanıma bir ara. &#8220;Ernest mı oldun lan? Valla bravo.&#8221; dedi, &#8220;Sen fena çocuk değilsin.&#8221;</p>
<p>Yani sınıfta adım Ernest artık Mart Defteri. Belki de o kadar aptal biri değilimdir, ne dersin? Ben de tam olarak bilemiyorum. Ama neden hiçbir şeyi doğru düzgün yapamıyorum o zaman? Hayatımda iyi yaptığım tek şey bu hikaye oldu.</p>
<p>Bir de diğer derslerimi böyle doğrultabilsem. Anneme anlattım hemen gidince olayı. Sanki pek önemsemiyormuşum gibi anlattım, ama çok heyecanlandığım belli oldu. Elimde değildi. Annem çok gururlandı. Akşam babama da anlattı.</p>
<p>&#8220;Getir de şu hikayeyi bir okuyalım oğlum.&#8221; dedi babam. Getirdim. Okudu sakin sakin. Sonra bana baktı.</p>
<p>&#8220;Güzel olmuş oğlum. Nereden de aklına geldi?&#8221;</p>
<p>&#8220;Buna benzer bir şey olmuştu. Ben sadece olanı anlattım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Aferin oğlum.&#8221; dedi. Birayı biraz daha fazla içti akşam. Herhalde biraz duygulandı. Annem ise telefonla herkese anlattı olayı. Bütün akrabalar öğrendi hemen olayı.</p>
<p>Yani kendi çapımda meşhur oldum. Artık adım Ernest. Benimle gurur duyabilirsin. Öptüm.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/28/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/28/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/28/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/28/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/28/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=28&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/04/mart-defteri-17-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 16 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/04/mart-defteri-16-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/04/mart-defteri-16-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 May 2008 13:21:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[16 Mart
Kerim&#8217;le takıldık bugün biraz okul çıkışında. Galiba yeni bir arkadaşım var Mart Defteri. Çok eğlendik.
Çok gülüyor Kerim. Diğer çocuklar da gülmeyi severdi, ama Kerim kadar değil. Espriler yapıyor ve hem beni, hem kendini güldürüyor.
Çok da acayip şeyler biliyor. Özellikle çevredeki insanlar hakkında. Mesela oturduğumuz kafeyle ilgili öyle garip şeyler anlattı ki.
Bu kafe tarihi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">16 Mart</span></strong></p>
<p>Kerim&#8217;le takıldık bugün biraz okul çıkışında. Galiba yeni bir arkadaşım var Mart Defteri. Çok eğlendik.</p>
<p>Çok gülüyor Kerim. Diğer çocuklar da gülmeyi severdi, ama Kerim kadar değil. Espriler yapıyor ve hem beni, hem kendini güldürüyor.</p>
<p>Çok da acayip şeyler biliyor. Özellikle çevredeki insanlar hakkında. Mesela oturduğumuz kafeyle ilgili öyle garip şeyler anlattı ki.</p>
<p>Bu kafe tarihi bir kafeymiş. Ankara&#8217;da tarihi bir kafe olduğunu bilmiyordum. Çok eskiymiş bu kafe. Cumhuriyet&#8217;ten öncesinde Rumlar işletiyormuş. Sonra mübadele döneminde sahibi bütün parasını kafenin altına gömmüş. Kafenin şimdiki sahibi de kafeyi yaptırırken bu hazineyi bulmuş. Ondan sonra kafe zinciri açmış.</p>
<p>Bana en garip gelen, hazine bulmuş olmasına rağmen, adamın kafesinin çok lüks bir yer olmamasıydı. Bunu Kerim&#8217;e de sordum. O da dedi ki, &#8220;Hazinenin çoğunu yemiş. Karısını terk etmiş, genç bir kızla yemiş paraları.&#8221;</p>
<p>İşte böyle. Hayat garip olaylarla dolu. O kafede otururken bunları düşündüm uzun uzun. Kerim bana değişik şeyler anlattı durdu. Her şeyi anlattıktan sonra da gülüyor kahkahalarla.</p>
<p>Mesela hocalarımızdan biriyle ilgili bir şey anlattı. Fikret Hoca. Anadolu Lisesi&#8217;nin Kamburu. Meğer onun bir zamanlar bir skandalı olmuş. Okulun en güzel kızıyla bir ilişkisi olduğu ortaya çıkmış Mart Defteri. Ama sonra bunu hasıraltı etmişler. İnsan inanamıyor. Öyle de sakin bir adam ki.</p>
<p>Kambur biridir anlaşılacağı üzere. Kısa boylu ve yüzü çiçek bozuğu bir adam. Okulun en güzel kızının onunla ne işi olduğunu anlayamadım doğrusu.</p>
<p>Ama hayat garip. Bunu Kerim&#8217;le takılmaya başladığımda daha iyi anladım. Çevremizdeki herkesin sırları var. O bunları nasıl biliyor acaba? Her yerden bir şeyler duyuyor demek ki. İnsan şaşıyor doğrusu.</p>
<p>Bunlardan önce okulda olanlar ise çok kayda değer değil. Değişik bir şey oldu, ama anlatmaktan çekiniyorum biraz. O da şu:</p>
<p>Bütün okul, evet Mart Defteri, bütün okul hikayemi okudu. İnsanlar akın akın sınıfımıza gelip hikayemi okudular. Hepsi de beğendi, düşünebiliyor musun?</p>
<p>&#8220;Tahir sen ciddi ciddi yazarmışsın oğlum.&#8221; dedi çoğu. Çoğu bir şey demedi, ama beğendiklerini anladım. Yani benim hikaye okulda bir olaya dönüştü anlayacağın.</p>
<p>Bunu söylemekten çekiniyorum sana. Bundan biraz utanıyorum doğrusu. Bu hikayeyi bu kadar beğenmeleri aslında biraz garibime gitti, çünkü o kadar harika bir hikaye değildi. Bundan iyisini yazabilirdim bence.</p>
<p>Sınıfta okumaktan da çok çekinmiyorum şu anda. Çünkü bütün okulun okuduğu bir hikayeyi sınıfta okumak o kadar zor olmayacak gibi.</p>
<p>Necati&#8217;nin hikayesini de okudular, ama o kadar nümayiş yapmadı kimse. Acaba Necati&#8217;nin hikayesinin benimle ilgili olduğunu anladılar mı? Bunu bilmiyorum. Bu konuda sadece Figen&#8217;le konuştum.</p>
<p>&#8220;Sence senden mi bahsediyor?&#8221; dedi Figen.</p>
<p>&#8220;Tabii ki. Çok bariz değil mi? Adı Mahir bir kere.&#8221;</p>
<p>&#8220;Olabilir. Sizin aranızda ne geçti ki?&#8221;</p>
<p>Anlattım. Figen bana baktı uzun uzun. &#8220;Doğru söylemiş.&#8221; dedi, &#8220;Ramazanların seni kullandığının herkes farkındaydı.&#8221;</p>
<p>Şaşırdım o zaman. &#8220;Neden söylemediniz hiçbiriniz?&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;İnanmazdın ki. Onları çok seviyordun. Necati&#8217;ninki cesaret işi.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Evet.&#8221; dedim düşünceli bir şekilde. &#8220;Ama ona hala kızgınım.&#8221;</p>
<p>&#8220;Niye?&#8221;</p>
<p>&#8220;Şu şarkı yüzünden.&#8221;</p>
<p>&#8220;Hangi şarkı?&#8221;</p>
<p>&#8220;Para Babası. O yazmış.&#8221;</p>
<p>&#8220;Öyle mi? O mu yazmış? Allah Allah.&#8221;</p>
<p>İşte böyle. Gördüğün gibi kimse Necati&#8217;den böyle bir şey beklemiyormuş. Yani bu sadece benim başıma gelen bir şey değil. Ama şarkı benimle ilgili işte.</p>
<p>Neyse, anlayacağın Kerim&#8217;le aramız iyi. Okulda takılmıyoruz fazla gerçi. Daha ziyade okul çıkışlarında takılıyoruz. Ayrıca Kerim parayı hep bana ödetmiyor. Bu da benim için iyi bir durum.</p>
<p>Parayı bana ödetmek için yalan söylemelerini hazmedemiyordum Mart Defteri. Ama Kerim gibi bir arkadaşım olduktan sonra artık Ramazan&#8217;la Ahmet&#8217;i hiç düşünmeyeceğim bir daha. Onlara yeterince kafamı yordum.</p>
<p>Yarın hikayeyi okutacak mı acaba Oktay Hoca? Çok heyecanlıyım. Gerçi herkes hikayeyi biliyor, hepsi de beğendi, ama yine de heyecanlıyım. Sınıfın karşısında hikayesini okumak zor bir iş.</p>
<p>Eğer sınıfın karşısında kendi hikayemi okuyamayacaksam, nasıl olacak da öğretmenlik yapacağım, değil mi? Bir İngilizce öğretmeni olduğumda, bizim hocalar gibi sınıfın karşısında bir sürü şey okumam gerekecek.</p>
<p>Ben nasıl öğretmen olacağım onu da bilmiyorum. Derslerimi toparlamam lazım. Ders çalışmam lazım.</p>
<p>Sınıfı geçebilirsem, babam da birayı bırakacak. Doğru söylüyorsa tabii. Bazen beni kandırdıklarını hissediyorum. Ama genellikle yalan söylemez babam. Herhalde sınıfı geçersem birayı bırakacaktır.</p>
<p>Geçebilir miyim acaba? Ders çalışmam lazım. Kerim benimle çalışır mı acaba? Onun da derslerle pek ilgisi yok. Daha ziyade eğlenmeyi düşünüyor. Derslere önem veren biriyle takılsam daha iyi olacaktı, ama buna da razıyım.</p>
<p>En azından şu sıra mutluyum Mart Defteri. Kerim gibi bir arkadaşım var. Sınıfın en zeki çocuklarından biri. Benimle takılması çok hoş. Hem de o kadar çok şey biliyor ki. Neredeyse herkes hakkında bir şeyler duymuş adam. İnsan şaşırıyor yani.</p>
<p>İşte böyle. Bugün olanlar bunlar. Görüşürüz.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/27/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/27/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=27&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/04/mart-defteri-16-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 15 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/02/mart-defteri-15-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/02/mart-defteri-15-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 May 2008 14:56:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[15 Mart
Bugün ne olduğuna inanamayacaksın Mart Defteri. Hem iyi, hem kötü bir şey. Coğrafya dersinden önceki teneffüste Oktay Hoca sınıfa geldi.
Sınıfımızın bir panosu vardır bizim. Bir şeyler iğneleriz oraya. Ne astı biliyor musun? Hikayemi. Sadece iki hikaye astı. Biri Necati&#8217;ninki, biri de benimki.
&#8220;Bunlar,&#8221; dedi, &#8220;en güzel hikayelerdi çocuklar. Hepinizin okumasını istiyorum. Derste konuşacağız.&#8221;
Ya bana derste [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><strong><span style="font-size:small;">15 Mart</span></strong></p>
<p>Bugün ne olduğuna inanamayacaksın Mart Defteri. Hem iyi, hem kötü bir şey. Coğrafya dersinden önceki teneffüste Oktay Hoca sınıfa geldi.</p>
<p>Sınıfımızın bir panosu vardır bizim. Bir şeyler iğneleriz oraya. Ne astı biliyor musun? Hikayemi. Sadece iki hikaye astı. Biri Necati&#8217;ninki, biri de benimki.</p>
<p>&#8220;Bunlar,&#8221; dedi, &#8220;en güzel hikayelerdi çocuklar. Hepinizin okumasını istiyorum. Derste konuşacağız.&#8221;</p>
<p>Ya bana derste okutursa hikayeyi? Gerçi hikaye güzelse, kimse gülmez herhalde. Demek güzel bir hikaye yazmışım, düşünebiliyor musun? Ama sınıfta okutabilir bu durumda hikayeyi. Bu da çok iyi bir şey değil. Ben korkarım.</p>
<p>İşte böyle. Hayatımda ilk defa oluyor bu Mart Defteri. Aslında çok güzel hikaye yazamam yani. Nasıl olduysa, Oktay Hoca beğenmiş. Benim hikayem, düşünebiliyor musun? Şimdi bütün sınıf okuyacak. Çoğu okudu bile.<br />
Daha ilginç olan bir şey söyleyeyim sana o zaman. Öğle tatilinde sınıftan hikayeyi okuyan çocuklar bana geldi ve &#8220;Oğlum sen yazar olacak adammışsın.&#8221; dediler. Onlar da beğendi yani.</p>
<p>Rabia bayıldı hikayeye. &#8220;Albinolu çocuğa ne kadar yazık, değil mi Tahir?&#8221; dedi, &#8220;İnsan böyle şeyleri düşünemiyor.&#8221;</p>
<p>Anlayacağın benim hikaye olay oldu bugün. Ramazan okudu mu, bilmiyorum. Umurumda da değil doğrusu. Ahmet okudu herhalde. Necati de okudu.</p>
<p>Necati&#8217;nin hikayesi daha ilginç Mart Defteri. Bu da işin kötü olan yanlarından biri. Onun hikayesi benimle ilgili galiba. Biraz uzun bir hikaye.</p>
<p>Mahir diye bir çocuğu anlatıyor. Saf biri. Herhalde bu benim. Arkadaşlarının kendisini derslerde çok iyi olduğu için kullandığını fark etmiyor. Diğerleri onunla derslerde kendisinden yardım almak için görüşüyor aslında. Ondan ders notları istiyorlar, kendilerine konuları anlatmasını istiyorlar. Bu kahraman aptal değil ama kesinlikle. Akıllı biri, sadece olanları görmek istemiyor.</p>
<p>En sonunda Necati bu arkadaşına durumu anlatıyor. &#8220;Seni kullanıyorlar.&#8221; diyor. Durumu kabullenmek istemeyen Mahir, Necati&#8217;ye arkadaşlarının arkasından iş çevirdiği için küsüyor. Ama sonra Necati&#8217;nin haklı olduğunu anlıyor. Çünkü arkadaşlarının dersle ilgili olmayan buluşmalarına kendisini çağırmadığını anlıyor. İşte böyle.</p>
<p>Herhalde benimle ilgili değil mi bu hikaye? Adı bile Mahir kahramanın. Ama böyle hikayeler yazması, onu masum yapmıyor. Neden hikayede şarkıyı anlatmadı o zaman? Mahir&#8217;in arkasından &#8220;İnek&#8221; diye bir şarkı yazdığını da anlatsaydı ya. Neyse, bana ne. Ne hali varsa görsün.</p>
<p>Aklı sıra benden özür dilemeye çalışıyor galiba. Öğleden sonra yanıma geldi ve benimle konuşmaya çalıştı.</p>
<p>&#8220;Tebrik ederim.&#8221; dedi, &#8220;Güzel hikaye yazmışsın.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sağ ol.&#8221; dedim ters ters.</p>
<p>&#8220;Diğerlerinden farklı olmak zor olmalı. Hikayede buna benzer bir şey anlatmışsın herhalde.&#8221;</p>
<p>Cevap vermedim. Yürüdüm gittim. Artık ona dayanamıyorum. Neden benimle konuşmaya çalışıyor ki? Küstüğüm belli açıkça.</p>
<p>Neyse. Anlayacağın, hikayem beğenildi yani. Hem mutluyum, hem de korkuyorum. Karışık duygular bunlar.</p>
<p>Bugün Kerim&#8217;le de biraz konuştuk.</p>
<p>&#8220;Kusura bakma, gelemedim. Niye aramıştın beni Tahir?&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Hiç,&#8221; dedim, &#8220;öylesine. Belki bir şeyler yaparız diye düşünmüştüm.&#8221;</p>
<p>Güldü. &#8220;Yaparız tabii. İstersen gelecek hafta sonu takılırız. Olur mu?&#8221;</p>
<p>Sevindim. &#8220;Olur.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sen yeter ki iste.&#8221; dedi, &#8220;Son zamanlarda pek eğlenmiyorum.&#8221;</p>
<p>&#8220;Niye?&#8221;</p>
<p>&#8220;Herkes akıllı, mantıklı kardeşim. Bu şekilde hiç komik olmuyor ki. En iyisi biz beraber takılalım. Seninle güleriz.&#8221;</p>
<p>Harika değil mi Mart Defteri? Benimle eğleneceğini düşünüyor. Kerim&#8217;le iyi arkadaş olacakmışız gibi geliyor bana. Komik çocuktur çok. Bazen esprilerini anlamıyorum, ama anladığım zaman çok güldürüyor beni.</p>
<p>Genelde sınıfı da çok güldürür o. Kısa boylu, sevimli bir çocuktur. Önde oturur her zaman. Garip bir şekilde, hocalar da ona pek kızmazlar. Sanki mazur görürler onu. Sınıfın maskotu gibidir yani. Söylemesi herkese zor gelen şeyleri söyler bazen. Biraz da ağzı bozuktur yani. Ama o kadar önemli değil.</p>
<p>Sınıfta birkaç kişiye takılır çoğunlukla. Ama maskot olduğundan herkesle arası iyidir. Herkes ona güler. Kızlar bile, ona sinir oldukları halde, esprilerine gülerler. İyi çocuktur.</p>
<p>Okuldan çıkınca da biraz takıldık Kerim&#8217;le. Fazla değil ama. Bana çok ilginç şeyler anlattı.</p>
<p>Bizim okulun yakınında bir market vardır. O marketin de  briyantinli saçlarını hep geriye tarayan bir sahibi vardır. Meğer o adam İtalyanmış Mart Defteri. Sicilyalı market mafyası için çalışıyormuş. Kerim birkaç kez adam öldürdüğünü görmüş onun. Öldürdüğü adamları bir kez kafasından, bir kez de kalbinden vuruyormuş. Bu onun işaretiymiş.</p>
<p>Herkes biliyormuş bunu. Polis de biliyormuş. Adam alenen suç işliyormuş, ama kimse bir şey diyemiyormuş. Çok korkuyorlarmış ondan.</p>
<p>Ama adamı görsen Mart Defteri. Orta boylu bir adam. Her zaman temiz giyinir. O kadar korkunç biri olduğunu hiç düşünmemiştim şimdiye dek. Normal bir adama benziyordu aslında.</p>
<p>İşin en şaşırtıcı tarafı, çok zengin olmasına rağmen bu küçük markette çalışmaya devam etmesi. Meğer burası adamın Türkiye&#8217;deki ilk dükkanıymış. Anıları olduğu için bırakmıyormuş burayı.</p>
<p>Dünyada çok garip insanlar var Mart Defteri. Bu kesin. Ben şaşırmaya devam ediyorum ısrarla.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/26/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/26/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/26/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/26/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/26/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=26&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/02/mart-defteri-15-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Mart Defteri - 14 Mart</title>
		<link>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/01/mart-defteri-14-mart/</link>
		<comments>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/01/mart-defteri-14-mart/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 May 2008 10:20:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Enis Salih Reyhan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Mart Defteri]]></category>

		<category><![CDATA[roman]]></category>

		<category><![CDATA[creative commons]]></category>

		<category><![CDATA[e kitap]]></category>

		<category><![CDATA[e roman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kurmacabunlar.wordpress.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[14 Mart
Bugün dayanamadım, Kerim&#8217;i aradım. Tahmin edeceğin gibi Mart Defteri, arkadaşlarıyla bir planı varmış. Dışarıda olacaklarmış. Şaşırdı ben arayınca. Onu ilk kez arıyorum. Bir kez de sınıf pikniğiyle ilgili olarak konuşmuştuk. O düzenlemişti pikniği. Güzel bir piknikti.
Ramazan, Ahmet, Necati ve ben, hep beraberdik o zaman. Necati o zaman da mutlu değildi pek. Güneşli ve güzel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="bölüm-western"><strong><span style="font-size:small;">14 Mart</span></strong></p>
<p class="roman-gövdesi-western">Bugün dayanamadım, Kerim&#8217;i aradım. Tahmin edeceğin gibi Mart Defteri, arkadaşlarıyla bir planı varmış. Dışarıda olacaklarmış. Şaşırdı ben arayınca. Onu ilk kez arıyorum. Bir kez de sınıf pikniğiyle ilgili olarak konuşmuştuk. O düzenlemişti pikniği. Güzel bir piknikti.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Ramazan, Ahmet, Necati ve ben, hep beraberdik o zaman. Necati o zaman da mutlu değildi pek. Güneşli ve güzel bir gündü. Bu günden ne kadar farklıydı. Sanki daha mutluyduk o zaman.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Düşünüyorum da, piknikte de parayı hep ben harcamıştım. Aslında her zaman parayı ben harcadım. Necati zaman zaman verirdi para. Son zamanlarda benim para ödememe biraz tepki veriyordu. Belki her şeyin farkındaydı baştan beri.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Onun haklı olduğunu söylemeyi çok isterdim. O şarkıyı yazmasaydı, şimdi çok daha iyi bir durumda olabilirdik. Benim aptal olduğumu düşündüğü için ona da fazla kızamıyorum aslında. Neyse.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Sakin, çok sakin bir Pazardı bugün. Televizyonda çizgi film izleyerek başladı günüm. Ne güzel çizgi filmler yapıyorlar.  Son yıllarda çizgi filmler de değişti epeyce. Sanki daha büyük insanlar için yapılıyor artık bunlar.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Sıkıcı bir gündü yine aslında. Ne yapacağıma pek karar veremedim. Babam da evdeydi tabii. Oturduk akşama kadar. Yağmur da devam etti bütün gün. Karanlık bir Pazar. Bulutlarla Kaplı Pazar. O şarkıyı bilmezsin, değil mi?</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Bir ara babam haberleri dinlemeye başladı yine takıntılı bir şekilde. Nedense evde olduğu sürece haber dinlemek istiyor. Aynı haberleri tekrar tekrar dinlemekten de sıkılmıyor.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">O sıkıcı saatlerde, dışarıda olabilirdim. Yapacak bir şeyler bulmam gerektiğini düşündüm Mart Defteri ve bir şeyler yaptım. Bir hobim yok benim. Kitap okumayı sevmem. En iyisi şöyle gemi maketi falan yapmak olurdu herhalde. Gemileri çok severim ben. Şu ufacık balıkçı takalarına bile bayılırım. Belki ileride bir balıkçı koyunda yaşarım. Zaten yaptığım da bununla ilgili.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">En sonunda resim yapmaya karar verdim düşününce. Küçükken güzel resim yapardım. Derslerde yaptırdıkları zaman da fena yapmazdım resmi. Gerçi bir konuyla kısıtlanmak kötü oluyor. O zaman resmin de kötü oluyor. Bir de komik şeyler söylerler resim derslerinde. “Soyut resim yapın.” gibi. Yahu, insan içinden gelmezse belli bir tarzda nasıl resim yapabilir, değil mi?</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Neyse işte. Ben de bir balıkçı koyu resmi yaptım. Kara kalemle. Pek istediğim gibi olmadı. Benim kafamda canlanan, her ne kadar kara kalemle yapsam da, renkli bir şeydi. İstediğim canlılığı veremedim. Bir taka koydum koya. Arkada başka tekneler de var. Deniz biraz dalgalı. Kıyıda yalnız biri duruyor. O da benim herhalde.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Çok rahatladım resmi bitirince, biliyor musun? Sanki uzun zamandır bu resmi yapmayı bekliyormuşum gibi rahatladım. Bu kadar güzel bir şey olduğunu bilseydim, yıllardır bunu her gün yapardım.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Onun dışında değişik bir şey yok. Odamda uzun uzun oturdum. Arada çay içerken televizyon izledim. Aynı şeyler anlayacağın. Herhalde hafta sonlarını pek sevmeyeceğim bundan sonra.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Babam da şaşırdı öğleden sonra. “Hayırdır, sen çıkmadın dışarı?” dedi. Hep dışarıda olmama kızar eskiden beri. Birkaç kez “Burası otel mi?” demişti. Geç geldiğim zamanlar.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">“Bugün bir yere gitmek istemiyor canım.” dedim ben de.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Anneme baktı dudağını büzerek. Yüzünde “Allah Allah!” der gibi bir ifade vardı. “Hasta mısın, nesin oğlum?” dedi dalga geçerek.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Ama ben çok keyifsizdim. Cevap verecek gibi hissetmedim kendimi. “Yok ya. Yağmur var zaten.” dedim, biraz durakladım ve ekledim istemeden: “Çocuklarla da pek görüşmüyoruz zaten.”</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Anneme baktı tekrar. Annemin ne yaptığını göremedim, ama babam başka bir şey sormadı. Herhalde annem “Sonra anlatırım.” anlamında bir şey yapmıştır. Göz kırpmıştır herhalde. Ben de pek takmadım kafama. Sonra babam birasından bir yudum daha aldı. Yudum dediğim de bardağın yarısı kadar.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Kısaca pek bir şey yapmadım. Bir ara uyumayı düşündüm öğleden sonra. Ama öğleden sonraları uyursam, gece uykum kaçıyor. Ya da sabah çok erken bir saatte uyanıyorum. Bu nedenle uyumadım. Çok müsait bir gündü aslında.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Dün de böyle olmuştu. Belki de benim sürekli uykumun gelmesi yeni bir şey değildir. Belki önceden de uykum geliyordu, ama uyuyamayacağım durumlarda olduğum için atlatıyordum. Şimdi ise uyumak istiyorum sık sık.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Uyku da garip bir şey değil mi? Düşünmeye, bir şeyler yaşamaya devam ediyorsun, ama rüyadaki düşüncelerin çok daha yüzeysel oluyor. Derin hiçbir şey düşünmüyorsun. Rüyada olan olaylarla ilgili düşünüyorsun sadece. Eğer bir kabus değilse, korkmuyorsun da. Çok derdin olmuyor.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Ayrıca ölüme de çok benziyor. Tamamen derin bir dinlenme durumu, ama ufacık bir sesle dönebiliyorsun. Öyle garip geliyor ki bana. Sence de garip değil mi Mart Defteri. Kendini kapatıyorsun, şarj oluyorsun ama nasılsa bir düğmeye basılmadan tekrar açılabiliyorsun. Uyku tuhaf bir şey. Ölüp de dünyadan ayrılmamak gibi bir şey herhalde.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Fark etmişsindir baştan beri, ben çok şeye şaşarım böyle. Bu bile bana garip geliyor. Hatta öyle şeyler var ki hayatta, kimsenin şaşmaması daha da garip geliyor. Benim için hayat, hayret edilecek şeylerle dolu.</p>
<p class="roman-gövdesi-western">Bir zamanlar İngilizce bir şiir okumuştum. Kimin olduğunu hatırlamıyorum. Şöyle diyordu: Mucize arayarak geçirmeye gerek yok hayatı, ben mucizelerden başka bir şey görmüyorum.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/kurmacabunlar.wordpress.com/25/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/kurmacabunlar.wordpress.com/25/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kurmacabunlar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kurmacabunlar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kurmacabunlar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kurmacabunlar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kurmacabunlar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kurmacabunlar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kurmacabunlar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kurmacabunlar.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kurmacabunlar.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kurmacabunlar.wordpress.com/25/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kurmacabunlar.wordpress.com&blog=3518503&post=25&subd=kurmacabunlar&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kurmacabunlar.wordpress.com/2008/05/01/mart-defteri-14-mart/feed/</wfw:commentRss>
	
		<media:content url="http://a.wordpress.com/avatar/gordebak-128.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gordebak</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>